16 Mayıs 2012 Çarşamba

Sokak Lambalarının Dansı

 "İntikamın kasvetinin bulaştığı bir bardak su içtim dün gece.. "

 Karanlıktı. Gözlerimizin ayrıca güç harcadığı bu ışık seviyesinde; halinden memnun görünüyordu. Bir sigara yaktı, ve izmaritini sakladı cebine. Telefonun ışığı yandı bir ara ama aldırış etmedi. Gündüzün en işlek, geceninse en sakin caddesinde yürüyordu tek başına. Az önce çalan telefonunu son 3 saattir elinde tutuyordu. Bu 17. arama olmasına rağmen yine aldırış etmedi ve adımlarını atmaya devam etti. Caddedin sol tarafındaki devasa binalar döndü bi ara. Çalıştığı binanın penceresinden kendi odasının avizesini seyretti bir süre. ve Cebinden çıkardığı sigara izmaritini seyrettiği yerin hemen yanında bulunan ve caddeyi ikiye ayıran gecenin rengini soldurduğu yeşil çimlerin kaldırımına koydu. Bir sigara yaktı; ardında bırakırken penceresini.

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Harf İnkılabı Gerekli miydi?

İnsanoğlu geçmişte yaşanan olayları araştırmakta tembellik yapıyor. Oysa eski zamanlarda bir ulus için en önemli unsur geçmişiydi. şu an izlediğimiz tüm tarih dizilerinde, karakterler geçmişini çok iyi biliyor. Sadece bilmek yeterli mi? sorgulamak da gerekiyor mu? Yoksa herşey sorgulanamayacak kadar kutsal mı?.. En kutsalımız inançtır ve insan inancını bile sorgularken tarihte ki yapılan olayları neden sorgulamasın. Çünkü bizi bu vaziyette yaşatan milletin geçmişte yaptığı tarihsel olaylardır. Doğdukları yerleri, inançları, konuştukları dilleri, yemek kültürü, toplumsal kültürler... hepsi tarihin bize sunduğu yaşam aletleridir. En önemli olanları da yakın geçmişimizde oluşan olaylardır.


Harf inkılabının yapılışında ki hedeflenen neydi bilmiyorum ama birçok kişi batıya, teknolojiye, çağdaşlığa ayak uydurmak diyerek kılıf uydurdular bu inkılaba. İnkılap neyle yazılır “şapkalı a” ile mi? hayır hayır şapkalı harf kalkmıştı sanırım. bu sene de değişiklikler olacakmış olmuş filan diyorlar, Türk Dil Kurumu’nda. eee 600 yıl boyunca uğraşırlar artık yüzyıl öncesinde kaybettiğimiz seviyeye ulaşmak için. 


10 Mayıs 2012 Perşembe

"Bunu yapmamalıydım.." larımızı hatırlayalım bu gece..

"Bunu yapmamalıydım.." dediğimiz zamanlarımızı hatılrayalım istedim bu gece..
Pişmanlığımızın yüzümüze vurduğu kırmızı sıkıntıdan bahsedelim biraz da..


Evden bağırarak ayrılan bir genci hayal edin, kalp kırmanın rahatsızlığı var suratında ama hala kararlı isteğinde. ve biraz önce, evden hışımla çıkan oğlunun arkasından bakan annenin gözlerini hayal edin. Bir daha görememenin korkusu var ikisinde de. ve o korkunç sessizliğe karşı verdikleri mücadeleyi hayal edin..
Sinirini hala geçirememiş gencin hızlı adımlarını ve soluklarını izleyin. Sizi de biraz korkutacaktır. Caddeye indiğinde soluna ve sağına hızlıca bakıp attığı ilk adımla beraber; hızlı bir ticari aracın ona çarptığını hisseden gencin aklına ilk gelen pişmanlığıyla yalnız kalmak istiyorum bu gece..
"Bunu yapmamalıydım.."

25 Nisan 2012 Çarşamba

Sigaramın Kırmızısı

Sessiz bulutların bulunduğu karanlık gökyüzünü seyrediyorsun. Ağzında sigara, daha yakmadın. Oturduğun kaldırımda bira şişeleri var, bir gece öncesinden kalma. Aklından çok şey geçiyor. Mesela; o gün beyaz dolmuşa bindiğinde gördüğün adamın rahatsız edici yüzü. Yüzündeki çizgiler sanki olmak istediğin bir şehrin haritası. Ama ürkütücü olan yanını farkediyorsun. O an; inmek istiyorsun ama yapma. Bir şey kazandırmaz.



İki sokak aşağıda geç saatte seans bileti almış gencin evine dönerken karşılaştığı köpeklerin havlamaları arada bir sessizliği bozuyor. Sense buna aldırış etmiyorsun. Tıpkı güzel giden bir şeyde ters giden ufak şeyleri gözardı etmek gibi. Seni anlayabiliyorum gibiyim. Ama sen öyle düşünmüyorsun. Beni düşünmeyi bırakıp az önce -kendi içinde- bitirdiğin ilişkini düşünüyorsun. En iyisini yaptığına inandırmaya çalışıyorsun kendini. Evet iyi bir şey yaptın ama en iyisini değil. Peki bana kızma, seni anlatmaya devam etmeme izin ver.

16 Nisan 2012 Pazartesi

Kimse Gözlük Olmak İstemez

Ahmet tabağını bitirmeden kalktı masadan. Dün borsada talihsiz bir kayıp yaşadığı için pek iştahı yoktu. Çocuklarını gülümseyerek öptü, bakıcılarına gülümseyerek evden çıktı. Kafasında bin bir sıkıntı varken, insanlara gülümsemeyi bırakmaması gerektiğini düşündü. Ve arabasına bindikten sonra yüzünde ki ciddiyet iyice artıyordu. Gözlüğünü taktı, dikiz aynasında kendini inceledi. Zor bir gün onu bekliyordu.



Şirkete varınca odasına girmeden, tüm çalışanlarına,onların kendilerine gelmesi için kahve ısmarladı. Kaybettikleri için çalışma azmini yitirmemeli ve daha dikkatli olmalıydılar. Bir saat geçmeden herkese konuşma yaptı. Bütün planlarını tek tek uyguluyordu anlattı. hiçbir duygusuna zaman ayırmadı. ne nefret ne kızgınlık ne de sevgi, sadece aklını kullanmalıydı.

13 Nisan 2012 Cuma

kafede çalışan güzel bayan

 
müziğin sesini kıs koca adam,
yeterince iyi düşünemiyorum.
karanlık odada ışık olmaması ne garip
belki de ona söyleneni yapıyordur..
gökyüzündeki bulutların sayısı azalırsa eğer
bir bulut çizmelisin en sevdiğin defterine
ve o defteri kaybetme;
çünkü en sevdiğin örümceğin ismi yazılı olacak o defterde.

hey sen! kafede çalışan güzel bayan
keşke daha önce doğsaydım
beni dinlediğini gördüm ve izliyordun da
ama hayır tatlım bizden olmaz..
tabakları yıkamaya devam et,
 kirli tabaklardan kimse hoşlanmaz.
tamam şimdi müziği kapat
ve bir şarkı söyle benim için..

6 Nisan 2012 Cuma

Şimşeklerin parladığı yerde fazla durmamalısın..



Şimşeklerin parladığı yerde fazla durmamalısın..
orası senin gibiler için pek de tekin değil.
hatırla; nasıl ağladığını çocukluğunda yağmur yağarken.
ve Hatırla nasıl anladığını; büyümenin derin sızısını..
gökgürültürleri dolaşıyor sokaklarda,
kapılar pencereler kapalı
bir de rüzgar var
sertçe tükürüyor pencerenin camlarına yağmur damlalarını
ve güzel bir manzara oluşuyor yaşlılar için.
Toprak en güzel kokusunun şişesini üstüne dökmüş
Annesinden saklanıyor, oysa en az annesi kadar yaşlı..

Mızıka sesi duy, kulaklarını yorgun hissettiğinde
ve sen gitar çalan çocuk benim için bir parça çal, yalnızlık telinde.